Ne fazla coşun, ne de fazla kahrolun!

Bizler genelde mutlu olduğumuzda gülüyor, mutsuz olduğumuzda da ağlıyoruz. Peki mutlu bir haber aldığınızda kahrolabilir, üzüntülü bir haber aldığınızda ise mutlu olabilir misiniz?

Nasıl mutlu olduğunuzda (güzel bir haber aldığınızda, başarı elde ettiğinizde, sürpriz bir hediye aldığınızda vb.) gülüyorsanız, bunu mutsuz olduğunuzda da (hastalık, ölüm haberi, kayıp vb.) yapın! Kahkahalarla gülün... Veya tam tersi, nasıl ki mutsuz olduğunuzda ağlıyorsanız, bunu mutlu olduğunuzda da yapın. Hüngür hüngür ağlayın. Yapabilir misiniz?

Devamı için tıklayınız..
Neden hiç kimse cinsellikten tam anlamıyla zevk almıyor!

Daha önceki yazılarımın birinde cinselliğin dünyanın en keyifli eylemi olduğunu belirtmiş ve bunun nedenlerine değinmiştim. Ama yine bu eylemin içinde olan insanların bu eylemden tam anlamıyla zevk alıp almadıkları şüphe konusudur. Neden mi? Çünkü cinsellik esnasında dikkat edilmesi gereken öyle önemli bazı püf noktalar vardır ki... Ne yazık ki bunlar fark edilmeden atlanmakta ve bu da cinsellikteki zevkin zamanla azalmasına neden olmaktadır.

Bu faktörler nelerdir?

Devamı için tıklayınız..
Zihninizi Durdurun!

Bizi başarıya götüren, istek ve arzularımızı yerine getiren, kısaca tüm işlerimizi gerçekleştiren hep zihin olmuştur.

Tanrı’nın bize sunmuş olduğu bu hediyenin gücünü o kadar çok kullanırız ki... Zihnin gücü sınırsız olmasına rağmen, bazen onu dinlendirmeli, kendisine yenilenme ve şarj etme fırsatı vermeliyiz. Yani; günün bazı saatlerinde onu durdurmalı ve devre dışı bırakmalıyız

Devamı için tıklayınız..
Bu dünyada “kötü” diye bir şey yoktur.

Bu dünyada “kötü” diye bir şey yoktur...

Her şey olduğu gibidir...

Ama bizler şöyle değerlendiriyoruz:“Sağlık iyidir, hastalık kötü...”

“Zenginlik iyidir, fakirlik kötü...”

“Gençlik iyidir, yaşlılık kötü...

“Yaşam iyidir, ölüm kötü...”

Devamı için tıklayınız..
Şükretmek ve Ardındaki Sır

Şükredin, ama gerçekten şükredin… Her şey yolunda giderken ve tüm tersliklerin sizi bulduğu en berbat durumlarda da… Her an, daima gönülden şükredin…

İyi durumdayken şükretmek kolaydır. Ama bunu bile ara sıra yapıyorken, nasıl kötü durumlarda şükredebiliriz? “Şükretmek” aklımızın ucundan bile geçmez… Oysa asıl marifet acılar içindeyken şükredebilmektedir.

Devamı için tıklayınız..
Gerçek Aşk

Sevgililer günü yaklaşırken genelde hediyeler alınır, sevgili için özel şeyler düşünülür vb. Bizler böyle gördük, bu ritüellere inandık ve böyle devam ediyoruz. Ama yaşadığımız bu aşk, hissettiğimiz bu  sevgi,  “gerçek aşk” mıdır? Eğer aşk adına deneyimlediklerimiz “gerçek” ise, o zaman neden bir gün sevgimiz sona eriyor? Kısaca, aşk dediğimiz aslında nedir?

Herkes sevgilisini, anne-babasını, erkek ve kız kardeşini, karısını, kocasını nasıl seveceğini bilir. Peki ama bunu nasıl bilir? İnsan sadece kendi çıkarını karşılayan kişiyi sever. Tek formül budur.

Devamı için tıklayınız..
Yaşama Çok Yönlü Bakın

Bizim cevaplarımız “evet” ya da “hayır” seçenekleriyle sınırlıdır. Hem “evet” hem “hayır” görüşü kafamızı karıştırır.

“Hocam, ya evet deyin ya da hayır”. Bunun gibi ifadeleri sıklıkla duyuyorum; doğaldır. Çünkü almış olduğunuz eğitim, bakış açınızın tek boyutlu olarak gelişmesine neden oldu. Tüm açılardan bakmaya ve bunlar arasındaki bağlantıları anlamaya alışık değiliz.

Devamı için tıklayınız..
Tanrı'yı Aşk İle Arayın

(Resulüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar! Size Resul’ün bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; onun için azap yakanızı bırakmayacaktır.

Bu ayet, kutsal kitaplardaki tüm ayetler gibi, çok derin ve gizli bir anlam taşır. Yüzeysel yorumlamalar bizi varılması gereken hedeften kolaylıkla uzaklaştırır. Bu nedenle kelimelerin derin anlamlarına odaklanmak gerekir. Yukarıdaki ayetin içerdiği derin anlam üzerinde düşünelim. İlk cümleye “değer veren” açısından yaklaşalım;

Devamı için tıklayınız..
İyi özellikleri seviyor, kötü olanları ise sevmiyoruz, neden?

Nasıl daha iyi biri olabilirim? Nasıl kendimi geliştirebilirim? Kötü özelliklerimi nasıl yok edebilirim?... Hepimiz içimizde iyi nitelikler geliştirme çabasındayız. Bu, insanoğlu için doğal bir olgudur. Ama neden içimizde böylesi bir istek taşıyoruz?

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi, Tanrı’yla aramızdaki ilişki çok yakındır.

Devamı için tıklayınız..
Diyorlar ki, Allah'ın Gazabı Çetindir!

Konya’da veya bazı dergah veya camilerde, sıklıkla şu ifadeyle karşılaşıyoruz: “Allah’ın gazabı çetindir” Aaa, öyle mi? O zaman Tanrı’yı sevelim, yoksa gazabını üzerimize yağdırır! Bu nedenle O’nu asla kızdırmamalıyız; tam tersi, O’nu korkudan sevmeliyiz, öyle ki bize zarar vermesin. Çünkü eğer O’nu sinirlendirirseniz......

Devamı için tıklayınız..
Bu Dünya Gerçek mi? Gerçek Değil mi?

Gölge gerçeğin yansımasıdır. Gerçek hareket ettiğinde, gölgesi de hareket eder. Ama gölgenin bu hareketi , onun gerçeğin kendisi olduğu anlamına gelmez. Gerçek gerçektir, gölge de gölgedir.

Ama diğer yandan gölge de gerçektir, çünkü o “yansıma” olarak vardır.

Yani gölge hem gerçektir, hem gerçek değildir.

Devamı için tıklayınız..
Bağlılık İyi mi? Kötü mü?

Bağlılık = Acı Bu formülü iyi öğrenin. Her bir bağlılık, acı demektir. Bağlılıklarınız ne kadar fazla olursa, acılarınız da o kadar fazla olacaktır. Ve tam tersi, ne kadar çok acı çekiyorsanız, biliniz ki objelere veya kişilere olan bağlılıklarınız da o kadar çoktur.

Devamı için tıklayınız..
Tanrı'nın En Sevgili Kulunun Kim Olduğunu Biliyor Musunuz?

Bazen Tanrı adamları hakkında “Tanrı’nın en sevgili kulu” diye bahsedildiğini duyarız. Tanrı’nın en sevgili kulu mu? Tanrı kendi kulları arasında ayrım mı yapıyor ki, en sevgili kulları olsun? Bu çok çok tehlikeli bir ifadedir. Bizi Tanrı yolunda ilerlememizden alıkoyan çok büyük bir engeldir.

Devamı için tıklayınız..
Cinselik: Neden Tüm Dünya Bu Eylemin Peşinde?

Dünyanın en keyifli ve zevkli eylemi nedir diye sorulduğunda, insanlar genelde şöyle cevap vermekte: “Tatil yapmak, dünyayı dolaşmak, para kazanmak, kariyer yapmak, sinemaya, tiyatroya gitmek, bir partiye katılmak, uyumak, yemek yemek, kitap okumak, film izlemek, dans etmek, müzik dinlemek vb.” Ama asıl cevap bunların hiçbiri değildir.

Dünyanın en keyifli ve zevkli eylemi cinselliktir.

Devamı için tıklayınız..
Gerçek Öğretmen Kimdir?

Günümüz toplumlarında, eğitim dendiğinde sıklıkla "öğrenci" ve "öğretmen" kavramları ile karşılaşırız.

Vikipedi'de, "öğretmen" kelimesi "bir bilim dalını, bir sanatı, bir tekniği veya belli bilgileri öğretmeyi kendisine meslek edinmiş kimse" olarak tanımlanırken; "öğrenci" şöyle açıklanmıştır: "Öğrenci, günlük hayatta genel olarak bir okula devam eden veya bir kursa devam eden kişiyi tanımlar. Dünya ülkelerinin hemen hepsinde temel eğitim zorunludur. Dolayısıyla insanların büyük bir kısmı yasal olarak hayatının bir kısmını öğrenci olarak geçirmek zorundadır." Bu yazımda bu iki kavram üzerine yoğunlaşarak, "Gerçek öğretmen kimdir?" ve "Gerçek öğrenci kimdir?" sorularına ışık tutmak istiyorum.

Devamı için tıklayınız..